Mülakata altı hafta kala ne yapılır
Altı hafta, seviye atlamak için kısa. Mülakata hazırlanmak için yeterli. Bu iki cümleyi karıştırmamak işin yarısı.
Altı haftada İngilizcen B1'den B2'ye çıkmaz. Ama altı haftada en olası on soruya, ezber gibi durmayan, doğal cevaplar hazırlayabilirsin. Beklenmedik bir soru gelince ne diyeceğini de çalışabilirsin. Mülakatçının senin hakkında oluşturacağı izlenimin büyük kısmı bu iki şeyden çıkıyor.
Aşağıdaki plan, mülakat sprintinde kullandığımız düzenin kendi başına uygulanabilecek hâli. Haftada dört beş saat ayırabileceğini varsayıyoruz.
1. hafta: ilanı oku, soruları çıkar
İlanı yazdır. Her yetkinlik maddesinin yanına şunu yaz: bu madde mülakatta hangi soruya dönüşür? "Strong stakeholder management skills" yazıyorsa sorulacak soru büyük ihtimalle "Tell me about a time you had to manage a difficult stakeholder." olur. "Fast-paced environment" yazıyorsa baskı altında verdiğin bir kararı soracaklar.
Bu haftanın ikinci işi "Tell me about yourself" cevabı. Doksan saniyeyi geçmesin. Yapısı basit: şu an ne yapıyorsun, oraya nasıl geldin, bu pozisyonla ne ilgisi var. Özgeçmişi baştan sona okumak değil; mülakatçı onu zaten okudu. Yaz, yüksek sesle oku, kaydet, dinle. Dinlerken utanacaksın. Herkes utanıyor.
2. ve 3. hafta: altı hikâye
Davranış soruları "Tell me about a time when..." diye başlar ve hepsi aslında aynı altı yedi hikâyeyi ister. Altı hikâye hazırla:
- Yaptığın bir hata ve sonrasında ne yaptığın
- Biriyle anlaşamadığın bir durum
- Rakamla gösterebileceğin bir başarı
- Kimse istemeden sorumluluk aldığın bir an
- Eksik bilgiyle ya da baskı altında verdiğin bir karar
- Bir değişikliğe uyum sağlamak zorunda kaldığın bir dönem
Her hikâyeyi STAR düzeninde yaz: durum (situation), görev (task), yaptığın şey (action), sonuç (result). Türkçe konuşanlarda bizim en sık gördüğümüz eksik sonuç kısmı. Hikâye güzel anlatılıyor, sonra "and... that's it" deniyor. Sonuç bir rakam ya da somut bir değişiklik olmalı: "We cut the delivery time from five days to three." Rakam yoksa bile sonucu cümleyle söyle: "The client renewed the contract the following quarter."
İkinci dikkat: "we" ve "I". Ekip çalışmasını anlatırken Türkçede "biz" demek doğal ve alçakgönüllü. İngilizce mülakatta mülakatçı senin ne yaptığını duymak istiyor. Hikâyenin action kısmı "I" ile anlatılmalı.
4. hafta: ilk deneme mülakatı
Seni tanımayan biriyle yap. Arkadaşın ya da eşin olmasın; onlar seni anlamaya alışkın, cümleni tamamlarlar. Kamera açık, otuz dakika, gerçek mülakat gibi. Kaydet.
Kaydı izlerken üç şeye bak. Cevapların ne kadar uzun? İki dakikayı geçen cevaplar dağılıyor. Cümlelerin nasıl başlıyor? "Actually..." ya da "So..." ile başlayan on cevap varsa fark edilir. Ve bilmediğin bir soru geldiğinde ne yaptın? Sessizlik mi, "eee" mi, yoksa bir kalıp mı?
Bilmediğin soru gelince
Bu kalıpları ezberle. Ezberlenmesi gereken tek şey bunlar:
- "Good question. Give me a second to think about it."
- "Could you rephrase the question? I want to make sure I understand it."
- "I haven't faced exactly that situation, but something similar happened when..."
Üçüncüsü özellikle değerli. Hazırladığın altı hikâyeden birine köprü kuruyor.
5. hafta: kelimeler ve senin soruların
Alanının kelimelerini İngilizce söyleyebiliyor musun? Mühendisler, finansçılar, yazılımcılar teknik terimi bilir ama terimin etrafındaki fiili bilmez: bütçe "aşılır" mı (exceed), "taşar" mı (overrun)? Teklif "verilir" mi (submit), "sunulur" mu (present)? Kendi işini anlatırken kullandığın on beş fiili çıkar.
Mülakatın sonunda "Do you have any questions for us?" sorusu mutlaka gelir. "No, thank you" en kötü cevap. İki soru hazırla: biri işin kendisiyle ilgili ("What would success look like in the first six months?"), biri ekiple ilgili ("How does the team usually work with other offices?"). Maaş sorusunu ilk görüşmede sen açma.
6. hafta: ikinci deneme ve hafif tekrar
İkinci deneme mülakatını yine yabancı biriyle yap. Bu sefer cevapların daha kısa, hikâyelerin daha net olmalı. Sonrasında yeni bir şey öğrenme. Son haftada yeni yapı ezberlemek, sınav sabahı yeni konu çalışmak gibi; kafayı karıştırır.
Teknik hazırlık da bu haftada. Video mülakatsa bağlantı, ışık, kamera açısı. Mülakatçı başka bir ülkedeyse saat farkını iki kez kontrol et. Türkiye yaz saatine geçmiyor, Avrupa ve Amerika geçiyor, üstelik farklı tarihlerde. Mart ve ekim-kasım aylarında her yıl birileri bir saat erken ya da geç bağlanıyor.
Mülakatta sık duyduğumuz cümleler
| Söylenen | Doğrusu |
|---|---|
| I am graduated from Boğaziçi. | I graduated from Boğaziçi. |
| I have 7 years experience. | I have seven years of experience. |
| I am working here since 2020. | I've been working here since 2020. |
| I was responsible from sales. | I was responsible for sales. |
| My English is not so good, sorry. | Söyleme. Mülakatçı kendisi karar versin. |
Süre daha azsa
İki haftan varsa bu planın tamamı sığmaz. O durumda sadece üç şey: doksan saniyelik tanıtım, en olası dört soru için hikâye ve bilmediğin soru için kalıplar. Seviyen A2 ise bu kadarı bile ciddi fark eder; ama mülakatı rahat geçirecek seviyeye iki haftada çıkılmıyor, bunu bilerek gir.
Mülakat hazırlığını grupla ve birebir deneme mülakatlarıyla nasıl yaptığımızı mülakat hazırlığı sayfasında anlattık.