Sabah 07.30 dersi kimde işe yarıyor
Saat 07.29. Ekranda altı siyah kare var, altısında da bir isim. 07.31'de ilk kamera açılıyor: arkada mutfak tezgâhı, elde kupa, saç henüz taranmamış.
Sabah grubunun ilk iki dakikası hep böyle geçiyor. Eğitmen ilk soruyu kamera açmadan cevaplanabilecek kadar kolay seçiyor: "Dün işte seni en çok ne uğraştırdı?" Birinci cevap bir iki kelime oluyor. Üçüncü cevapta cümleler uzuyor. Beşinci dakikada herkes görünür. 08.20'de ders bitiyor, insanlar duşa, servise, ilk toplantıya dağılıyor.
Bu düzen bazı insanlarda çok iyi çalışıyor. Bazılarında üçüncü haftada çöküyor. Hangisi olduğunu kayıttan önce tahmin etmek mümkün.
Neden sabah
İşi yoğun birinin günü genelde saat ondan sonra kendi elinden çıkıyor. Toplantılar kayıyor, acil bir e-posta geliyor, akşam altıda bitecek iş sekizde bitiyor. Akşam dersine "bu akşam olmadı" demek kolay, çünkü akşam zaten günün geri kalanının yediği bir zaman. Sabah 07.30'da ise henüz kimse senden bir şey istemiyor.
Bizim gruplarda sabah derslerinin devamı akşam derslerine göre genelde daha düzenli. Bunu iradeye bağlamıyoruz. Sabahı kimse elinden almıyor, o kadar.
Kimde iyi çalışıyor
- İşe 09.00 ile 09.30 arasında başlayan, işe yakın oturan ya da evden çalışan.
- Akşamları çocukla, ikinci bir işle ya da bakım sorumluluğuyla dolu olan.
- Günü toplantılarla dolan yöneticiler. Takvimi sabah dokuzdan sonra başkaları dolduruyor; 07.30 hâlâ onların.
- Farklı saat dilimindeki bir ekiple çalıştığı için akşamları toplantısı olan. Amerika ile çalışan biri için 21.00 dersi sık sık iptal oluyor.
Kimde çalışmıyor
Gece yarısından sonra yatıyorsan sabah grubu sana göre değil. İlk iki hafta iradeyle gidiyor. Üçüncü haftada uyku açığı birikiyor, beyin 07.30'da İngilizce cümle kurmayı reddediyor ve ders, haftanın en sevilmeyen saatine dönüşüyor. Bunu çok gördük.
07.30'da yoldaysan da çalışmıyor. Araç kullanırken derse girilmesine izin vermiyoruz; trafikte bağlanan birini nazikçe dersten çıkarıyoruz. Metrobüste ya da serviste bağlanmak mümkün ama ikili odada konuşmak mümkün değil. Etrafında otuz kişi varken "Let me tell you about my weekend" diye başlamak kimsenin yapacağı şey değil.
Çocuğu okula sen götürüyorsan, servis 07.45'te geliyorsa, bu saat sana ait değil. Vardiyalı çalışıyorsan da değil; bu durumda birebir ders daha mantıklı.
Öğle ve gece grubundan farkı
Program aynı, gruplar birbirine benzemiyor. Sabah grubu sessiz başlıyor ama hızlı ısınıyor. Öğle grubunda insanlar ofisten bağlanıyor; boş bir toplantı odası bulmak bazen dersin ilk beş dakikasını yiyor. Gece grubu en konuşkan ve en yorgun grup. Saat 21.00'de, gün boyu toplantıdan çıkmış biri yeni bir kalıbı aklında tutmakta zorlanıyor, konuşmaya ise daha istekli oluyor. Eğitmenler bu yüzden gece derslerinde yeni yapıyı kısa tutup konuşma süresini uzatıyor.
Sabah grubunun bir avantajı daha var: derste kurduğun cümleyi aynı gün kullanma ihtimalin yüksek. 08.20'de biten derste "Can I just add something here?" kalıbını çalışan biri, 10.00'daki toplantıda onu denemek için fırsat buluyor. Gece öğrenilen kalıbın ertesi sabaha kadar unutulması çok daha kolay.
Bir akşam önceden
Sabah grubunda iyi giden öğrencilerin ortak bir alışkanlığı var: dersi bir akşam önceden hazırlıyorlar. Hazırlık dediğimiz şey ödev değil. Bilgisayar şarjda, kulaklık yanında, ders bağlantısı takvimde. Sabah 07.25'te kulaklığı aramaya başlayan biri derse 07.38'de giriyor ve ilk on dakikayı kaçırıyor; ilk on dakika da günün kalıplarının verildiği kısım.
Bir de saat meselesi. 07.25'te uyanıp 07.30'da derse girmek mümkün, ama o derste konuşmak mümkün değil. 07.00'de uyanmak, bir şey içmek, yüksek sesle iki üç cümle kurmak (evet, kendi kendine) dersin ilk on dakikasını kurtarıyor. Kahvaltıyı dersten sonraya bırakanlar daha rahat ediyor; ağzı dolu konuşmak zor.
Üçüncü hafta
Sabah grubunda bırakma bir kerede olmuyor. Önce bir ders kaçıyor: bir gece geç yatılmış, alarm duyulmamış. Sonra "nasılsa kaçırdım" diye o haftanın görevi de atlanıyor. İkinci ders kaçınca kişi kendini grubun gerisinde hissediyor ve dönmek zorlaşıyor. Bu zincir en çok üçüncü haftada başlıyor.
Zinciri kırmanın en kolay yolu, dersi kaçırsan bile o günün görevini yapmak. On beş dakika. Görev yapıldıysa kopma yok demektir. Kaçan dersi de aynı hafta gece grubundan telafi edebilirsin; sabahçıların bir kısmı haftada bir gece grubuna giriyor ve bunu sorun etmiyoruz.
Kayıttan önce iki haftalık deneme
Sabah grubunun sana uyup uymadığını görmek için kayıt olmana gerek yok. İki hafta boyunca, pazartesi, salı ve perşembe sabahları 07.30'da bilgisayarın başına otur ve yirmi dakika İngilizce bir şey yap: bir podcast dinle ve duyduğunu yüksek sesle anlat, ya da bir haberi oku ve üç cümleyle özetini kaydet.
Altı sabahın beşini yapabildiysen sabah grubu sana uyar. Üç ya da daha azını yapabildiysen bu saat sana uymuyor; bunda utanılacak bir şey yok. Öğle 12.30 ya da gece 21.00 grubunu seç. Aynı program, aynı görevler, sadece farklı bir saat.
Bir de şunu ekleyelim: sabah grubunu seçip birkaç hafta sonra başka saat dilimine geçen öğrenciler oluyor. Aynı seviyedeki öbür grupta yer varsa bunu sprint içinde bir kez yapabiliyorsun. Saat seçimi bir kerelik bir karar değil.
Grupların saatlerini ve sıradaki başlangıç tarihlerini takvim sayfasında görebilirsin.